3 Nisan 2014 Perşembe
16 Mart 2014 Pazar
Mevt La-Yemüt Derecesinde Miyiz?
87 yıl önce Ankara'dan Dursunbey'li bir aileye yazılan bu mektup günümüze ışık tutar mı? Mektubun baş kısmı özel bilgiler içerdiği için verilmemiştir.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------
4. Şubat 1927 , Ankara
Sevgili kardeşim,
.................................
Ankara makar hükümet dolasıyle yeniden teessüs ediliyor. Onun için eski ve köhne Ankara'nın yerine büyük ve yeni binalar genişleyen caddelerle yepyeni bir Ankara kuruluyor.
Mağazalar apartmanlar oteller ve muhtelif devairi resmiye yapılıyor. Velhasıl Ankara'da hummalı bir faaliyet var. Yalınız iklim ve toprağın müsadesizliği yüzünden istenilen şey'i yetiştirmek kaabiliyetinde değildir. Her taraf çıplak her taraf ağaçsız ve yeşi-yeşilliksiz.
Balat'ın halinden bahsediyorsun. Balat şimdiki vaziyeti itibariyle günden güne sönmeye mahkumdur. Bandırma Soma tren hattı yapıldıktan sonra Bursa'nın vaziyeti iktisadiyesini sönüeye mahkum bir hale girmesi ve civarını da hali atalete sevk etmiştir.
Buna mukabil Balıkesir günden güne parlıyacaktır. Benim aklımın erdiği bir şey varsa Balat'ta yaşayan ancak ölmeyecek kadar zoru zoruna mevt la-yemüt derecesince geçinebilirler. Eski zenginler fakir olur ve şimdiki fakirler de bir bir ortadan kalkar. Bir kere düşünmek kafidir.
Balat'ta biz çocukken Tavşanlılar Hacı Yusuf, Hacı Ali Efendi gibi ne kadar zengin var idi. Şimdi bunlardan ne kadarı fakir oldu. Hatta ocakları söndü ve buna mukabil kenar mahallelerden kaç tane fakir ailesinin nam ve nişanı ortadan silindi. Demek ki Balat günden güne servetinin ve nüfusunun ve faaliyetini kabediyor.
Balat birgün iki gün haline girmektedir. Eğer aklın varsa Balıkesir'e nakli mekan etmeye bakmalısınız. Balat'ı çok severim fakat maalesef iktisaden atide Balat sefalet aver bir köy derecesine inecektir. Mamafih bunlar bana mahsus bir fikirdir. Siz bu hususta böyle düşünmezsiniz. Atiyi parlak görürsünüz.
Validenin ellerinden öperim, aileniz hanıma kerimelerinize hemşireye halaya selam ederim. Eski afiyete daim olunuz kardeşim
---------------------------------------------------------------------------------------------------
------------------------------------------------------------------------------------------------------------
4. Şubat 1927 , Ankara
Sevgili kardeşim,
.................................
Ankara makar hükümet dolasıyle yeniden teessüs ediliyor. Onun için eski ve köhne Ankara'nın yerine büyük ve yeni binalar genişleyen caddelerle yepyeni bir Ankara kuruluyor.
Mağazalar apartmanlar oteller ve muhtelif devairi resmiye yapılıyor. Velhasıl Ankara'da hummalı bir faaliyet var. Yalınız iklim ve toprağın müsadesizliği yüzünden istenilen şey'i yetiştirmek kaabiliyetinde değildir. Her taraf çıplak her taraf ağaçsız ve yeşi-yeşilliksiz.
Balat'ın halinden bahsediyorsun. Balat şimdiki vaziyeti itibariyle günden güne sönmeye mahkumdur. Bandırma Soma tren hattı yapıldıktan sonra Bursa'nın vaziyeti iktisadiyesini sönüeye mahkum bir hale girmesi ve civarını da hali atalete sevk etmiştir.
Buna mukabil Balıkesir günden güne parlıyacaktır. Benim aklımın erdiği bir şey varsa Balat'ta yaşayan ancak ölmeyecek kadar zoru zoruna mevt la-yemüt derecesince geçinebilirler. Eski zenginler fakir olur ve şimdiki fakirler de bir bir ortadan kalkar. Bir kere düşünmek kafidir.
Balat'ta biz çocukken Tavşanlılar Hacı Yusuf, Hacı Ali Efendi gibi ne kadar zengin var idi. Şimdi bunlardan ne kadarı fakir oldu. Hatta ocakları söndü ve buna mukabil kenar mahallelerden kaç tane fakir ailesinin nam ve nişanı ortadan silindi. Demek ki Balat günden güne servetinin ve nüfusunun ve faaliyetini kabediyor.
Balat birgün iki gün haline girmektedir. Eğer aklın varsa Balıkesir'e nakli mekan etmeye bakmalısınız. Balat'ı çok severim fakat maalesef iktisaden atide Balat sefalet aver bir köy derecesine inecektir. Mamafih bunlar bana mahsus bir fikirdir. Siz bu hususta böyle düşünmezsiniz. Atiyi parlak görürsünüz.
Validenin ellerinden öperim, aileniz hanıma kerimelerinize hemşireye halaya selam ederim. Eski afiyete daim olunuz kardeşim
---------------------------------------------------------------------------------------------------
14 Mart 2014 Cuma
Tıp Bayramı 2014
Bugün harika bir 14 Mart Tıp bayramı yaşadık. Katılımlarından dolayı merhum Dr. Mehmet EKİNCİ ' nin kızı Tomris Hanım ve eşleri Biga Orman İşletme Müdürü İbrahim bey ve çocuklarına sonsuz teşekkürler.
2 Mart 2014 Pazar
Bir kimsenin yanında bir mümin alçaltılıp da, ona yardım etmeye gücü yetiyorken yardım etmezse, Allah onu, kıyamet gününde, tüm yaratıkların huzurunda alçaltır
Bir kimsenin yanında bir mümin alçaltılıp da, ona yardım etmeye gücü yetiyorken yardım etmezse, Allah onu, kıyamet gününde, tüm yaratıkların huzurunda alçaltır
28 Ocak 2014 Salı
Tabib Dükkanı Nedir?
‘’Tabib dükkanı’’Osmanlı Devletinin klasik döneminde serbest tabibin mesleğini uyguladığı mekan olan ‘‘Tabip muayenehanesi’’ne verilen addır.
Osmanlı Devleti’nde hastalıkların teşhis ve tedavisi ile uğraşan büyük bir meslek grubunun içinde tabib önemli bir yer işgal eder.Tabibi cerrah ve kehhal(göz tabibi) takip eder ayrıca fıtıkçı,sünnetçi,sınıkçı(kırıkla uğraşan),sülükçü,hacamatçı,çıkıkçı,berber,tımarcı(hasta bakıcı),huddam(hizmetçi) da sağlık alanında hizmet verenlerdendir.İlaç hazırlayıp satanların başında ise attar(aktar) geliyor ve zamanla ispençiyarlar(eczacı) bunlara ilave olunuyordu.
Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş dünle beraber
Müftü cennetlik mi onu Allah (C.C.) bilir. Halkın el ele verip hastanesine sahip çıkması ders alınacak bir olay. Bu konuyu günümüze yuyarlayıp yorum yapılabilir ama ...
Yeniliğe Doğru
Her gün bir yerden göçmek
Ne iyi
Her gün bir yere
Konmak ne güzel
Bulanmadan, donmadan
Akmak ne hoş
Dünle beraber
Gitti cancağızım
Ne kadar söz varsa
Düne ait
Şimdi yeni şeyler
Söylemek lazım
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
PARA(L)EL OYUNLAR BUNLAR: BALIKESİR ESKİ VALİSİ AHMET TURHAN, İL ESKİ SAĞLIK MÜDÜRÜ DR. MUSTAFA ALP AKOĞLAN ve 50 bin PREZERVATİFİN ÖYKÜSÜDÜR.
24/09/2013 tarihinde adaletine güvenip Balıkesir Valisi Ahmet Turhan'a bir mail yazmıştım. "İlçemiz il merkezine 80 km . Sağlık ku...
-
Otaçı ve emi olarak isimlendirilen hekimler, kamların aksine bitki, hayvan ve mineral kökenli ilaçlarla hastalarını tedavi ederlerdi. Otacı...
-
Ecdadımız bir çeşme ile filozofların ciltlerde anlatamadığını anlatmış bize. Dünyaya tek başımıza geliriz. Evlenir 2 kişi oluruz. Ç...
-
Bugün 23 Aralık Sarıkamış şehitlerimizi unutmayalım. Dualarımız onlarla. Çatalçam köyüne kayıtlı Dilsizoğulları lakaplı Mustafa oğlu Er İsma...





