Yerel Sağlık Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yerel Sağlık Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ağustos 2016 Çarşamba

PARA(L)EL OYUNLAR BUNLAR: BALIKESİR ESKİ VALİSİ AHMET TURHAN, İL ESKİ SAĞLIK MÜDÜRÜ DR. MUSTAFA ALP AKOĞLAN ve 50 bin PREZERVATİFİN ÖYKÜSÜDÜR.

24/09/2013 tarihinde adaletine güvenip Balıkesir Valisi Ahmet Turhan'a bir mail yazmıştım. "İlçemiz il merkezine 80 km . Sağlık kurumlarının araçları yakıt ihtiyaçlarını merkezden karşılıyor. Bu kamuyu zarara uğratıyor ve iş kaybına neden oluyor"
Dursunbey toplum Sağlığı Merkezi'ne atanan 20 civarında personel hiçbir geçerli mazereti olmamasına rağmen körfez bölgesinde çalıştırılıyor ve burada işler yürümüyor.
Aile hekimini köyde olması gerektiği saatte görevi başında bulamayıp tutanak tutuyoruz, il halk sağlığı müdürü "benim yanımdaydı ben çağırmıştım" diyerek tutanağı yırtıyor.
Evde Sağlık Hizmeti vermek istiyoruz, araç , ekipman verilmiyor.
Bir sürü iddiada bulunup valimizin araştırmasını istemiştik. Sonra cevabı geldi bu iddiaların.İDDİALARIM ASILSIZ VE MESNETSİZ BULUNMUŞ.
ŞİMDİ BURADAN SORALIM,
İlçemiz Toplum Sağlığı Merkezi , İlçe Sağlık Müdürlüğü, 112 gibi kuruluşların benzini hala Balıkesir merkezden temin edilmiyor mu? Bana 2013 de gelen bu evrakta " Dursunbey den alınıyor iddianız asılsız ve mesnetsiz" denmişti. Hadi o zaman deliydim, akıl sağlığım yerinde değildi. EEE ŞİMDİ?
Dursunbey Şenköy ve Karyağmaz'a birer kez giden ambulans yakıt almak için Balıkesir'e gidiyor. Oysa ki ihale metninde ilgili firmanın petrol istasyonu şubesi bulunmayan ilçelerde akaryakıt doğrudan teminle alınır yazıyor. Eee hala aynı? Yoksa değişti de ben mi hala deliyim.
Sağlık Bakanlığı' nın yürütmesi gereken evde sağlık hizmetlerini hiç görevi olmamasına rağmen Dursunbey Belediyesi yürütüyor. Acaba evrakta iddia edildiği gibi tüm köylerimizde ev ziyaretleri sorunsuz devam mı ediyor? Yoksa hala benim akıl sağlığım mı yerinde değil?
Dursunbey Toplum Sağlığı Merkezi' nde görev yapması gereken 20 üzerinde personel bu paralel çete döneminde körfez ve merkeze görevlendirildi. Bize hiç sorulmadan , iznimiz istenmeden. Yoksa onlar döndü de Dursunbey de mi çalışıyorlar.
İlçemizin hekim ihtiyacı var, Toplum Sağlığı Merkezimizin kaloriferimiz yanmıyor diye şikayetmiz karşısında ilçemize gönderdiğiniz ve üzerimize zimmetlediğiniz 50 bin adet PREZERVATİF için ne demeli. Evet 50 bin adet PREZERVATİF hala depolarımızda mı değil mi? SİZ BU HALKA KÜFÜR ETMEKTEN BETER ETTİNİZ.
Şimdi paylaştıklarımı bana yakıştıramayan, zamanında "çok kaşındı" diyen zevat bakın bu ilçenin sağlık depolarında 50 bin tane prezervatif var. Zamanında adamlar mesajı vermiş bence.

30 Aralık 2013 Pazartesi

Özür dilerim

Tarih 16 Ağustos 2013 Dursunbey Panayırında Stant açıp halkımıza hastanemize Eylül Ekim aylarında gelecek olan plazmakinetik cihazını tanıtıyoruz. Vefakar başhekimimiz Haluk bey'in gözlerinden heyecanı belli oluyor. Artık prostat ameliyatları hastanemizde yapılabilecek. Manisa'dan gelen bir pazarcı "ben ameliyatımı burada olurum, ne gerek var çok yoğun devlet hastanelerine" diyor. Özel hastaneye gitmeyelim o zaman diyerek sevinen Dursunbey halkına randevular verdik. 2014' e giriyoruz neredeyse üroloji uzmanımızın hizmet süresi bitecek.

Ben o gün insanlara yalan söylediğim için utanıyorum. Özür dilerim.

30 Kasım 2013 Cumartesi

Komşumuz aç ! Haberi(niz)miz YOK!

"İlçemize çok acil olarak "aş evi" ve "huzur evi - yaşlı bakım merkezi" yapılmalıdır"

Hiç aç bir insan görüp yağlı göbeğinizden utandınız mı? Ben çok sefer utanmış biri olarak bunları yazmak istiyorum. Kalkınmışlık sıralamasında birinci olan bir bölgenin ortasında bulunan, insani ve ahlaki duyguların törpülenmediğine inandığımız Dursunbey adında küçük bir ilçede yaşıyorum. Evde Sağlık Hizmetleri kapsamında her gün onlarca hastayı ziyaret ediyorum. Açlık ve sefaleti, insanlık dışı manzaraları her gün halime şükrederek izliyorum.

Bir insanın yatağında kendi pisliğinde aç , sefil ve buz gibi bir odada yattığını ve bununda sizin komşunuz olduğunu söylesem inanmayacaksınız. Evet o amca yada teyze sizin komşunuz. Bir tas sıcak çorbaya, yanan bir sobaya ve en önemlisi de muhabbet edecek bir arkadaşa ihtiyaçları var. Henüz 50'sine yeni girmiş belden aşağısı tutmayan ve evindeki fareleri dost edinmiş 5 gündür bir lokma boğazından geçmemiş, bastonu ile cama vurup sesini duyurmak için camını kırmış bir amcanın da sizin komşunuz olduğunu söylesem...
Yakın bir köyümüzde geçtiğimiz kurban bayramını (9 gün) aç geçirmiş dede ve ninemize ne demeli. Evet köy diyorum, herkesin birbirini tanıdığı köy...

Bu durumda ki bazı hastalarımız için "geçmişte çok çektirdi şimdi de kendisi çekiyor" sözünü insanlar hangi vicdani duygu ile söyleyebilmektedirler. Kuşların susayacağını düşünüp eserlerinde suluk yapan, imarethaneler kuran ecdadın torunları olarak bizler insanlığımızdan utanır bir hale gelmişiz.

"Devlet baksın" , "Devletin imkanları yok mu" gibi söylemlerle vicdanımızı mı rahatlatıyoruz. Her yılın bir cumasında Sıla-i rahim diyen hocalarımızın söyledikleri acaba başka bir dinin tavsiyesi midir?

Diyet yapalım, sağlıklı yaşayalım söylemlerini dillendiren bizler , aç komşumuzun halini görmezden gelmeyelim artık.

Dr. Mehmet SARI

24 Eylül 2013 Salı

Hastanemizin olmayan personel tuvaleti kapanmıştır. İlçemiz sağlık düzenine yeni bir icraat.

- Personel tuvaletleri kapandı mı?
- Sedyenin yeri değişti mi?
- Çöpler uygun yerlere atılmış mı?
- Kapı geçiş yüksekliği ne kadar?
- Hastalara 15 dakikada bir memnun musunuz diye soruyor musunuz?
- SF değil serum fizyolojik yazılacak?
- Hasta için 1500 tane form dolduruluyor değil mi?

Bugün hastanemizi denetlemeye gelenlerin sorduğu sorular bunlar. Bizde dertlerimizi anlatalım dedik ama olmadı, söz hakkı bile verilmedi.

" Efendim kalp krizlerinde enterik kaplı aspirin vermek zorunda kalıyoruz, dispril vs aylardır yok. En basit kas gevşetici dahi şu anda acil servisimizde bulunmuyor. Aşı buzdolabımız aylardır alınacak alınmadı. Ben hekim olarak serviste eksik olan ilaçları annemin babamın üzerine reçete edip eczaneden getirtip hastalara kullanıyorum. Ateş ölçer bozuk onuda kendi imkanlarımızla aldık, bakalım birkaç haftaya satın alma halledecekmiş.  Bizim laboratuvarımızda hemogram cihazı günlerce çalışmaz, biyokimya bozulur yada kalibre değildir. Troponin bakamadığımız onlarca gün hatırlıyorum. Aspiratör en acil zamanda bozulur. Gecede 30 kez aşı dolabının ısısı düşer, kapısını açarız. Kadın doğum uzmanı yok, en basit doğum bile 85 kilometre öteye gidiyor. "

Biz bu imkansızlıklarda çalışırken tuvaletler ayrılmasın, hastalara sürekli ısmarlama bir yalakalık yapılsın diye bize diretmenizi biz anlayamadık. Bugün tuvaletin standartlarını denetleyen DOKTOR ünvanı taşıyan meslektaşımı görünce kendimden ve herkesin eskiden kutsal saydığı mesleğimden UTANDIM. Ben kendisinden bizim hizmet kalitemizi denetlemesini beklerdim.

Bu ilçeye hizmet gelmemesi için uğraşanlar inanınki çok ama çok başarılılar. Hasta , hastanemize girer girmez "hocam Balıkesir'e özel hastaneye mi gidelim?" diye soruyor. Önceden çok ama çok sinirlendiğim, hatta mesleğime hakaret olarak algıladığım bu lafı artık kanıksadım. Sadece "siz bilirsiniz" diyorum. 

Denetlemeye geliyorsunuz ama o kadar saygınız yok ki dediğiniz saatten 2 saat sonra buraya geliyorsunuz. İnsanlar tedirgin sizleri bekliyor. Son denetlemeniz de hekim ve hemşire arkadaşlarımı rencide ediyorsunuz, bizlere kalite adı altında müşahede ve reçete yazmayı öğretmeye kalkıyorsunuz. Hastalara çok ilaç kullanmayın , yalakalık ve güler yüz yeter diyorsunuz. Biz dağ başında hayvanların arasında büyümedik. Köylü amcanın, teyzenin derdini sizden bin kat daha iyi biliyoruz. Kuaförden çıkmışcasına gelip bizi kaliteniz ile taçlandırmak yerine gelirken bir ateş ölçer getirseydiniz keşke. Biz bugün size gösterdiğimiz her şeyi yapmacık yaptık. Bizim zaten personel tuvaletimiz yok. Hatta yeterli odamız yok ki tutup keyfi tuvalet yapalım. Biz size gösterdiğimiz yerlerde hastaya müdahale etmiyoruz çünkü orası çok dar. Siz hastaya ve tıbbi müdahaleye o kadar yabancısınız ki farkına bile varmıyorsunuz.  Ama denetleme için bir tiyatro hazırladık. Biz hala en temel  laboratuvar tetkiklerini kör topal yapıyoruz ama tabelalarımız , formlarımız hepsi tam. O baktığınız örnek müşahede formları da güzel hatırınız için yazıldı. Bizim 1 tane sekreterimiz 1 tane doktorumuz var, biz hala formlara serum fizyolojik yazmıyoruz SF yazıyoruz. Bizim sekreterlerimiz kravat, takım elbise ile 24 saat nöbet tutuyor ama benden size istihbarat arada bir ayakkabılarını çıkartıp ayaklarını havalandırıyorlar. Bence bu konuda da ayrı bir kamera sistemi ve inceleme komisyonu kurmanız lazım.  

Bizim hastanemizin başhekimi bugün hem ameliyathaneye hemde sizlere yetişmeye çalıştı. Aynı zamanda acildeki vakaları değerlendirdi. Allah rızası gözetip ailesi için harcaması gereken bütün vaktini de , sadece görünüşünü önemsediğiniz hastanemize harcıyor. Biz sizden sadece ekipman istiyoruz. Burada zaten kaliteli hekimler var. Tabii bunları biz neden dert ediyoruz ki, her şey düzelince maaşımız mı düzelecek sanki? Hayır tabii ki ama en azından yapmacık gülüşümüz samimi bir hal alacak.




12 Eylül 2013 Perşembe

Levye ile dayak yemek


İnsan hayatı ile meşgul olmak ve sağlık hizmeti sunmak ülkemizde günden güne zorlaşıyor. İnsanımızda son zamanlarda , bizlerin de sıklıkla gözlemlediği, sabırsızlık ve "hemen işim halledilsin" anlayışı dikkat çekicidir. Bugün Van'da ambulans nöbetinde olan arkadaşlarımız insan bile demeye dilimizin varmadığı varlıklar tarafından dövüldüler. 

Kamu hastaneler birliğinin en son uygulaması olan 90 gün çalışması kapsamında hastalarımıza günaydın, iyi günler, hoş geldiniz, nasıl yardımcı olabiliriz gibi hitapları bizlere ezberletmeye çalışıyorlar. (Sanki bizler dağda büyümüş , hiç eğitim almamış insanlarız) Hastalıklara göre bile tuvaletler ayrılırken personel tuvaletleri hastane enfeksiyonunu hiç duymamış zihniyetler tarafından kapatılıyor.  24 saat çalışan sağlık personelinin bir bardak çay içmesi, arkadaşına bir fıkra anlatması hatta tuvalete bile gitmesi eleştiri konusu hatta dayak konusu yapılabiliyor.

Size acil serviste çalışmış bir hekim olarak birkaç örnek vermek isterim.

1. Yürümeye çalışırken düşmüş bir bebeğe direkt grafi hatta tomografi çektirmek isteyen anne babaya çocuğunun vücudunda bir hassasiyet olmadığını , bu yaşta radyasyon almasının sakıncalı olduğunu izah ettim. Babası "işlerine gelmiyor, gel özelde çektiririz. Döveceksin ki adam olacaklar" dedi.

2. Kurban bayramında personelim dahil hiçbirimiz kahvaltı, öğlen yemeği yememiştik. Hastaların durumu acil değildi. Yemekhane personeli halimize acımış yemeğimizi hemşire odasına göndermişti. Bekleyen hastalardan 5 dakika ( abartmıyorum sadece 5 dakika) rica ettik "Keyif yapacaklar, biz ölsek umurunuzda değil. Şu doktor dövenler gibi mi yapalım bizde?" dediler.

3. Acilin ortasında bir hastaya kalp masajı yapılıyor. Dışarıda ilaç yazdırmak isteyen birisi kapıyı açıyor "Bizde beklerken öleceğiz. Adam zaten ölmüş hadi bize bakın" diyor.

Toplum olarak bizler nasıl bir ahlak anlayışındayız? Bu örnekleri abartılı bulan birçok kişi olacaktır. Toplum olarak derin bir ahlaki çözülme süreci içerisindeyiz. Bizleri yönettiğini , haklarımızı savunduklarını söyleyen yöneticilerimiz ise acil serviste bir hastaya dahi hoş geldiniz demezseniz kulağınızı çekeriz diyorlar. Ne kadar kalabalık ne kadar acil vaka olursa olsun "Hoş geldiniz" diyeceksiniz. Kuru yemişçi bile her müşterisine " hoş geldiniz" diyor diye bize akıl verip insanlık öğretmeye çalışanlar söz konusu hastanın tedavisi olduğu zaman "çok ilaç kullanıyorsunuz, hastane kar edemiyor" diyor. Cingöz esnaf rolünü oynayan sağlık yöneticileri göstermelik bir vicdan ile hastaların yüzüne gülmemizi , ama onlardan maksimum karı elde etmemizi istiyorlar.

Bizler sağlık çalışanları olarak hastalarımızın sadece ve sadece iyiliğini istiyoruz. Bizlerde daha iyi imkanlarla  hizmet sunmak istiyoruz. Ancak günümüzde yüzünüze gülüp sizden kar etmeye çalışan bizler varız artık. Bunu lütfen iyi anlayınız. Sizler için yaptığımız her işlem bizler için kar oluyor. Size ne kadar az ilaç harcar ve sizi ne kadar kolay ikna edersek, dikkat edin tedavi edersek demiyorum, o kadar kar ediyoruz. 

Sizler "Ambulans ile gönderin hastamı" dediğinizde biz "bu hastayı neden sevk ettiniz?" diye bize fırça çeken il yöneticilerini gözümüzün önüne getiriyoruz. 

Biz sağlık çalışanları olarak , toplumun ve sistemin bu ahlaki çöküntüsü içinde daha çok halk ile karşı karşıya geliriz. Vahim olayda yaralanan arkadaşlarıma Allah tan şifa diliyorum.

3 Eylül 2013 Salı

Başlık bile yazmak zor...

Bizi kim yönetiyor, sağlığa kim yön veriyor diyorduk, artık demiyoruz.
Edinilen bilgiye göre Akçakale TSM Sorumlu Hekimi son kurada aile hekimi oldu. Bu ilçede Suriye’den gelenlerin bulunduğu kampta nöbet tutan TSM kadrosunda 2 doktor, hastane kadrosunda 1 aile hekimi uzmanı ve TSM'de 1 doktor daha mevcut olduğu iddia edilirken, Halk Sağlığı Müdürlüğü, Toplum Sağlığı Merkezine bir hemşireyi ‘sorumlu hekim atanıncaya kadar’ sorumlu olarak görevlendirdi.


31 Ağustos 2013 Cumartesi

Engelli Tespit Projesi beğeni topladı

Dursunbey İlçe Sağlık Müdürlüğünün 2013 yılı Haziran ayı içinde başladığı engelli vatandaşların tespit projesini tamamladı.

Dursunbey İlçe sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan ve Türkiye'de örnek olacak engelli tanımlama sistemi projesi beğeni topladı. Sistem'de her ayrıntı tüm detaylarına kadar düşünülürken engelli vatandaşların tespiti bu sayede daha kolay hale geldi.

Dursunbey Kaymakamlığı ile ortaklaşa yürütülen proje kapsamında Dursunbey genelinde 435 vatandaşa ulaşarak demografik ,sağlık , iletişim bilgilerini elektronik ortamda kayıt altına alındı. Kurum bünyesinde programlanan  Engelli Bilgi Sistemi sayesinde internet üzerinden erişilebilen EBS sistemini ilgili kamu kurumlarının hizmetine açıldı. Bu sayede ileriki zamanlarda sisteme dahil olacak vatandaşlar da bilgilerinin sisteme eklenmesi sağlanmış olacak.

29 Ağustos 2013 Perşembe

Buralarda bizim tanıdığımız herkes ölmüş(!)

Ankara aslında umut şehridir. İş bitirme, işe girme, makama atama hep buradan yapılır. Başı sıkışanın yolunu tuttuğu bu şehirde önce tanıdıklara telefonlar açılır, randevular alınır. "Hallederiz sayın abim" lafının en çok söylendiği şehir Ankara dır. Bizde bu umutlarla geldik, kapı kapı gezip derdimizi anlatmaya çalıştık. Ancak bizim derdimizi dinleyecek, memleket sevdamıza sahip çıkacakların hepsi bu dünyadan göçmüş. Sadece dua ediyor, mekanları cennet olsun diyoruz.




27 Ağustos 2013 Salı

Ankara İzlenimleri 1.Gün


Rahmetli Kemal SUNAL'ın son filminde trende bir kompartman insan "Ankara Ankara güzel Ankara , Seni Görmek İster Her Bahtı Kara" nakaratını tekrar ediyordu. Dün Ankara yolunda iken önce bu şehirde geçen 2 yıl öğrencilik hayatım, anılarım ve sonrada o nakaratı söyleyen insanların sahnesi gözümün önüne geldi. Soğuğu keskin, yazları kavurucu olan bu orta Anadolu şehri başkent olmanın ağırlığından mıdır bilinmez hep "gri şehir" olarak dillendirilmiş. Geçen 10 yıla rağmen insanı yutacakmış gibi yükselmiş alışveriş merkezleri hariç herşey aynı ve yerli yerinde duruyor.

Ankaray yine kalabalık, Kızılay meydanı yine hareketli. Kızılay'ın eski günleri gitmiş büyük alışveriş merkezleri yükselmiş. Termosta çay satan çaycıların nesli tükenmiş, her köşe başına Starbucks kahvehaneleri açılmış. Ongunlar sokağın kitapçıları artık LYS, DGS, ALES, KPSS kitap satıcısı haline gelmiş. Karanfil sokakta kaldırımlara oturup ülke siyasetini tartışan gençler yerine iphone' u ile uygulama yükleme yarışında bir gençlik yerini almış. Ongular sokağının sonundaki madenci heykeline sprey boyalar ile neler yazılmış neler. 

TBMM'ne Dikmen kapısından yapılan ziyaretçi girişleri elektronik kartlı geçiş şekline çevrilmiş. Öğrencilik yıllarımız bu bölgede geçmiş olmasına rağmen ilk kez ziyaret etme fırsatı bulduğum Millet Meclisimiz devasa bir yapı. Yüksek mermer sütunlar karşısında aslında vatandaş olarak ne kadar aciz olduğumuz kanısına varıyorsunuz önce. Meclis toplantı salonu girişinde o kadar aciz olmadığınızı "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" yazısı size hatırlatıyor. Milletvekillerinin olduğu bölümler tatil nedeniyle çokta yoğun değil, ancak hala çalışan vekillerimizde mevcut.

25 Ağustos 2013 Pazar

Karanfili anlayabilmek.

Geçen ay balkonumdaki karanfilimin yaşamını tamamlamak üzere olduğu kanaatine vararak onu yerinden kaldırıp arka terasa aldım. Amacım boş bir zamanda toprağından ayırıp başka bir bitki ekmekti. Günler geçti vakit bulamadım. Aynı terası kullandığım komşu teyze birkaç kez sulamış karanfili. Bugün terasa çıktığımda kırmızı kırmızı açmış karanfilleri görünce hayretler içinde kaldım.

Hayat vermek ve hayatı almak yüce Allah (CC) elinde hiç şüphesiz ki. Bizlerin umut kestiği canlardan ne güzellikler ne uzun ömürler ortaya çıkarıyor. Biz ibret almasını bilmeli, şükretmeliyiz. İnsan hayatı ve sağlığı ile uğraşmakta komşu teyzenin kuruyan karanfile verdiği bir bardak su gibidir. Bir çiçeğe bakmak , Allah'ın ona verdiği ömrü süresince ihtiyaçlarını karşılamak ile hasta bir insana tedavi sunmak, ağrılarını hafifletmek aslında aynı şey.

Bir hastanın şifa bulmasına aracılık etmemiş , bu güzel hazzı yaşamamış insanların nasıl bir duygudan bahsettiğimizi anlaması imkansız. CPR yaparken sinus ritmine dönen hastanın doktoruna verdiği haz yaşanmadan anlaşılamaz. Bence biz sağlık çalışanları , bu zor mesleği bu hazzı tatmak için yapıyoruz. Bu nedenle bizim camiamızda bu hazzı tatmamış, bu işin ciddiyetini bilmeyen insanlara makam ve mevki verilmesini istemiyoruz.

23 Ağustos 2013 Cuma

Biz kime yanlış yaptık?

Mehmed'im, sevinin, başlar yüksekte! 
Ölsek de sevinin, eve dönsek de! Sanma bu tekerlek kalır tümsekte! Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir! Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir! 

52 yıl önce büyük üstat bizim durumumuzu özetlemiş. Bizim bir ilçemiz var denize yakında sayılmaz uzakta, insanları kaba konuşur ama gönülleri yumuşaktır, saftır. Bizim ilçemize bütün hizmetler gelirmiş gibi yapar ama gelmez. Yıllar önce Sivas'ın bir ilçesinde görev yapan öğretmen arkadaşım "gelirken elindeki bütün eski gazeteleri getir" demişti. Gazetenin gelmediği bir ilçe olduğunu öğrendiğimde anladım durumlarını. Bizim ilçemiz o kadar kötü durumda değil ama coğrafi konumuna bakılınca da bu kadar başı boşluğu hak etmiyor. Çoğu ilçe için rutin hizmet olan doğalgaz, yüzme havuzu, iş sahaları bizim ilçemiz için yenilik olarak görülüyor.

14 Temmuz 2013 Pazar

Sağlık personeli olmak fedakar insan olmaktır.

Dursunbey Devlet Hastanesi Evde Sağlık Hizmetleri Birimi yaşlı bir amcamızı hastaneye götürüyor. Evin fiziki şartlarında mevcut sedyemizi kullanmamız imkansız. Fedakarlık herşeyi çözüyor.

7 Haziran 2013 Cuma

Balıkesir UMKE'ye Teşekkürler

Dursunbey Göbül köyü kırsalında ikamet eden 38 haftalık bir gebenin doğum öncesi misafir anne uygulaması kapsamında tıbbi gözetime alınabilmesi için 30.05.2013 tarihinde Balıkesir UMKE ekipleri ile ortak bir çalışma yapılmıştır.  Aile hekimimiz Dr. Murat EVİN tarafından Toplum Sağlığı Merkezimize yapılan başvuru üzerine , sayın kaymakamızı Yaşar AKSANYAR' ın yönlendirmesi ile Dursunbey TSM ekipleri Göbül köyünden yaklaşık 4 km uzaklıkta olan yerleşim birimine 1 saatlik zorlu bir yolculuk ile ulaşıp gebe vatandaşımızın muayenesini yaptılar.

25 Mayıs 2013 Cumartesi

Dr. Mehmet Ekinci Anısına

Dursunbey İlçe Sağlık Müdürlüğü ve Toplum Sağlığı Merkezi arşivi iyileştirme çalışmaları sırasında kayıtlarımızda,  1955 - 1980 yılları arasındaki evlilik muayenesi evraklarından edindiğimiz bilgiye göre Dursunbey'de Hükümet Tabibi olarak Dr. Mehmet EKİNCİ görev yapmıştır. Uzun yıllar Dursunbey'de tek Hükümet Tabibi olarak görev yapan Dr. Ekinci, Hicri 1332 Gelibolu doğumludur. Dursunbey'e bekar olarak gelen Ekinci Dursunbey Cebeci Mahallesi nüfusuna Kayıtlı Emine DUMAN hanım ile evlenmiştir. 

Hastalık Avcıları Projemiz

Çok kısa süre içerisinde planlanıp ülkemizde ilk kez Dursunbey'de uygulanacak olan "Hastalık Avcıları" projemiz başlatmış bulunuyoruz. Kalp - damar hastalıkları , diyabet ve obezitenin toplumda görülme sıklığının artması ile devlet dairelerinde, okullarda ve sokaklarda tansiyon, kan şekeri ve nabız ölçümlerine başlıyoruz. Vücut kitle indeksi riskli olan vatandaşlarımızı sağlıklı yaşam ve diyet konusunda ekiplerimiz bilgilendirecektir. 

Adliye Sarayı'ndan başladık hastalık avına , sayın kaymakamız Yaşar AKSANYAR ve savcılarımızın sağlık durumlarını kontrol etik ve desteklerini aldık. Dursunbey merkezde kahvehanelerde sağlık taramalarımız aynı gün öğleden sonra devam ettik. 10.04.2013 Çarşamba günü ekiplerimiz bayanların günlerine katılarak sağlıklı beslenme ve diğer sağlık konularında bilgilendirme yaptılar.

PARA(L)EL OYUNLAR BUNLAR: BALIKESİR ESKİ VALİSİ AHMET TURHAN, İL ESKİ SAĞLIK MÜDÜRÜ DR. MUSTAFA ALP AKOĞLAN ve 50 bin PREZERVATİFİN ÖYKÜSÜDÜR.

24/09/2013 tarihinde adaletine güvenip Balıkesir Valisi Ahmet Turhan'a bir mail yazmıştım. "İlçemiz il merkezine 80 km . Sağlık ku...