Geçen ay balkonumdaki karanfilimin yaşamını tamamlamak üzere olduğu kanaatine vararak onu yerinden kaldırıp arka terasa aldım. Amacım boş bir zamanda toprağından ayırıp başka bir bitki ekmekti. Günler geçti vakit bulamadım. Aynı terası kullandığım komşu teyze birkaç kez sulamış karanfili. Bugün terasa çıktığımda kırmızı kırmızı açmış karanfilleri görünce hayretler içinde kaldım.
Hayat vermek ve hayatı almak yüce Allah (CC) elinde hiç şüphesiz ki. Bizlerin umut kestiği canlardan ne güzellikler ne uzun ömürler ortaya çıkarıyor. Biz ibret almasını bilmeli, şükretmeliyiz. İnsan hayatı ve sağlığı ile uğraşmakta komşu teyzenin kuruyan karanfile verdiği bir bardak su gibidir. Bir çiçeğe bakmak , Allah'ın ona verdiği ömrü süresince ihtiyaçlarını karşılamak ile hasta bir insana tedavi sunmak, ağrılarını hafifletmek aslında aynı şey.
Bir hastanın şifa bulmasına aracılık etmemiş , bu güzel hazzı yaşamamış insanların nasıl bir duygudan bahsettiğimizi anlaması imkansız. CPR yaparken sinus ritmine dönen hastanın doktoruna verdiği haz yaşanmadan anlaşılamaz. Bence biz sağlık çalışanları , bu zor mesleği bu hazzı tatmak için yapıyoruz. Bu nedenle bizim camiamızda bu hazzı tatmamış, bu işin ciddiyetini bilmeyen insanlara makam ve mevki verilmesini istemiyoruz.
25 Ağustos 2013 Pazar
Biz Fatih'in torunuyuz, vasiyetine sahip çıkıyoruz.
Görevimiz olmamasına rağmen biz neden ev ev, köy köy gezdik? Neden sağlık hizmetini her yere eşit ulaştırmaya çalıştık? Neden evde sağlık hizmetleri aracının değişmesi gereken lastikleri , egzozu için dilendik? Tarihini , atasını tanımayanların bize sorduğu bu soruya cevap olur belki. Yazılı evrak soranlara: Dedemiz Fatih tebliğ etti , biz tebellüğ ettik.
"... 10 cerrah ,10 tabip ve 3de yara sarıcının tayin edilerek,ayın belli günlerinde İstanbul’u baştan aşağı tarayarak ( bilaistisna her kapuyu vuralar ) o evde hasta olup olmadığını sorup varsa tedavileri ve şifaya kavuşmaları için gereken yapılacak. Burada dikkat çeken nokta Fatih Sultan Mehmet’in bu hizmetlerin verilmesi sırasında herhangi bir ayrım gözetilmeden yapılmasını istemesi. Yani bu hizmetlerden Müslüman Hristiyan bütün herkesin yararlanması... "
Ben ki, İstanbul Fâtihi abd-i âciz (âciz kul) Fatih Sultan Mehmed, bizâtihi alın terimle kazanmış olduğum akçelerimle satın aldığım İstanbul’un Taşlık mevkiinde kâin (bulunan) ve mâlumu’l-hudut olan 136 bap (parça) dükkanımı aşağıdaki şartlar muvacehesinde (doğrultusunda) vakfı sahih eylerim:
Bu gayri menkulâtımdan (taşınmaz mal) elde olunacak nemalarla (gelirlerle) İstanbul’un her sokağına ikişer kişi tâyin eyledim. Bunlar ki, ellerindeki bir kap içinde kireç tozu ve kömür külü olduğu halde, günün belirli saatlerinde bu sokakları gezeler. Sokaklara tükürenlerin, tükürükleri üzerine bu tozu dökeler ki, yevmiye 20’şer akçe alsınlar, ayrıca 10 cerrah, 10 tabip ve 3 yara sarıcı tâyin ve nasp eyledim (görevlendirdim). Bunlar ki, ayın belli günlerinde İstanbul’a çıkalar, bilâistisnâ (istisnasız) her kapıyı vuralar ve o evde hasta olup olmadığını soralar, var ise şifâsı ya da mümkünse şifâyap olalar (şifa vereler).
23 Ağustos 2013 Cuma
Biz kime yanlış yaptık?
Mehmed'im, sevinin, başlar yüksekte!
Ölsek de sevinin, eve dönsek de! Sanma bu tekerlek kalır tümsekte! Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir! Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!
52 yıl önce büyük üstat bizim durumumuzu özetlemiş. Bizim bir ilçemiz var denize yakında sayılmaz uzakta, insanları kaba konuşur ama gönülleri yumuşaktır, saftır. Bizim ilçemize bütün hizmetler gelirmiş gibi yapar ama gelmez. Yıllar önce Sivas'ın bir ilçesinde görev yapan öğretmen arkadaşım "gelirken elindeki bütün eski gazeteleri getir" demişti. Gazetenin gelmediği bir ilçe olduğunu öğrendiğimde anladım durumlarını. Bizim ilçemiz o kadar kötü durumda değil ama coğrafi konumuna bakılınca da bu kadar başı boşluğu hak etmiyor. Çoğu ilçe için rutin hizmet olan doğalgaz, yüzme havuzu, iş sahaları bizim ilçemiz için yenilik olarak görülüyor.
Ölsek de sevinin, eve dönsek de! Sanma bu tekerlek kalır tümsekte! Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir! Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!
52 yıl önce büyük üstat bizim durumumuzu özetlemiş. Bizim bir ilçemiz var denize yakında sayılmaz uzakta, insanları kaba konuşur ama gönülleri yumuşaktır, saftır. Bizim ilçemize bütün hizmetler gelirmiş gibi yapar ama gelmez. Yıllar önce Sivas'ın bir ilçesinde görev yapan öğretmen arkadaşım "gelirken elindeki bütün eski gazeteleri getir" demişti. Gazetenin gelmediği bir ilçe olduğunu öğrendiğimde anladım durumlarını. Bizim ilçemiz o kadar kötü durumda değil ama coğrafi konumuna bakılınca da bu kadar başı boşluğu hak etmiyor. Çoğu ilçe için rutin hizmet olan doğalgaz, yüzme havuzu, iş sahaları bizim ilçemiz için yenilik olarak görülüyor.
8 Ağustos 2013 Perşembe
Bayramınız kutlu olsun
Tüm sağlık çalışanlarının ve vatandaşlarımızın Ramazan Bayramını tebrik eder sağlık dolu günler dilerim. Ramazan bayramı süresince vefakar sağlık camiası acil servislerde , 112 istasyonlarında görevleri başında olacaktır. Bayramınızın siz ve yakınlarınız için şeker tadında bir bayram olması temenni ederim.
4 Ağustos 2013 Pazar
Bizim felsefemiz bu olmalı
Hastaya dokunmanın önemi bu kadar güzel anlatılabilir. Abraham Vergese'nin TED'de yayınlanan " Doktorun Dokunuşu" başlıklı konuşma mutlaka seyredilmeli. Hatta tıp fakültelerinde müfredata alınmalı.
Dil seçeneği videoyu başlattıktan sonra oynat butonunun sağında gözükecektir
Dil seçeneği videoyu başlattıktan sonra oynat butonunun sağında gözükecektir
14 Temmuz 2013 Pazar
Sağlık personeli olmak fedakar insan olmaktır.
Dursunbey Devlet Hastanesi Evde Sağlık Hizmetleri Birimi yaşlı bir amcamızı hastaneye götürüyor. Evin fiziki şartlarında mevcut sedyemizi kullanmamız imkansız. Fedakarlık herşeyi çözüyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
PARA(L)EL OYUNLAR BUNLAR: BALIKESİR ESKİ VALİSİ AHMET TURHAN, İL ESKİ SAĞLIK MÜDÜRÜ DR. MUSTAFA ALP AKOĞLAN ve 50 bin PREZERVATİFİN ÖYKÜSÜDÜR.
24/09/2013 tarihinde adaletine güvenip Balıkesir Valisi Ahmet Turhan'a bir mail yazmıştım. "İlçemiz il merkezine 80 km . Sağlık ku...
-
Otaçı ve emi olarak isimlendirilen hekimler, kamların aksine bitki, hayvan ve mineral kökenli ilaçlarla hastalarını tedavi ederlerdi. Otacı...
-
Ecdadımız bir çeşme ile filozofların ciltlerde anlatamadığını anlatmış bize. Dünyaya tek başımıza geliriz. Evlenir 2 kişi oluruz. Ç...
-
Bugün 23 Aralık Sarıkamış şehitlerimizi unutmayalım. Dualarımız onlarla. Çatalçam köyüne kayıtlı Dilsizoğulları lakaplı Mustafa oğlu Er İsma...


